<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0">
	<channel>
		<title>gdp's Comments</title>
		<language>en-us</language>
		<link>https://www.intensedebate.com/users/1438889</link>
		<description>Comments by Zafer Kılıç</description>
<item>
<title>Bonoboizm : Biseks&uuml;ellik: Sık&ccedil;a Sorulan Sorular</title>
<link>http://bonoboizm.blogspot.com/2011/01/biseksuellik-skca-sorulan-sorular.html#IDComment258073813</link>
<description>rica ederiz.. </description>
<pubDate>Sun, 8 Jan 2012 00:26:27 +0000</pubDate>
<guid>http://bonoboizm.blogspot.com/2011/01/biseksuellik-skca-sorulan-sorular.html#IDComment258073813</guid>
</item><item>
<title>Bonoboizm : Felsefede &Uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; Yol İddiası; Agnostizm</title>
<link>http://bonoboizm.blogspot.com/2011/01/felsefede-ucuncu-yol-iddias-agnostizm.html#IDComment123657015</link>
<description>Merhaba,  Felsefe ile bilim birbirinden b&amp;uuml;t&amp;uuml;n&amp;uuml; ile ayrı şeyler değillerdir zaten.  felsefe, bilimin başlangı&amp;ccedil; ve devam halidir. bir şeyi deneye tutmadan &amp;ouml;nce, deney aşamasında ve sonrasında yaptığımız şey felsefedir. Hele ki idealist felsefe bilime bu denli bulaşmışken, kısmen kilise daha ziyade burjuvanın tahakk&amp;uuml;m&amp;uuml; ve kaynaksal desteği altındaysa, karşı felsefi akımla antitez geliştirmek sahtekarlıktan ziyade bir gereklilik olsa gerek. Zaten her iki yazar &amp;quot;ger&amp;ccedil;ek bilim bizim bilimimizdir&amp;quot; iddasında değiller. Diyalektik materyalist y&amp;ouml;ntemle bilimlere ve felsefeye yaklaşıyorlar ve burjuva biliminin de bu a&amp;ccedil;ıdan yaklaşması gerektiğini, doğru y&amp;ouml;ntemin diyalektik materyalizm olduğunu, doğa olaylarını en iyi diyalektikle anlayabileceğimizi s&amp;ouml;yl&amp;uuml;yorlar. Bu a&amp;ccedil;ıdan da kendi &amp;ouml;rneklerini, tez, antitez, hipotezlerini sunuyorlar. Bunu sahtekarlık olarak almamak gerek. Bu diyalektiği ve Markisizmi dar kalıplardan yorumlamaktan ileri geliyor kanımca.. </description>
<pubDate>Tue, 25 Jan 2011 13:25:00 +0000</pubDate>
<guid>http://bonoboizm.blogspot.com/2011/01/felsefede-ucuncu-yol-iddias-agnostizm.html#IDComment123657015</guid>
</item><item>
<title>Zafer Kılı&ccedil; : Zafer&#039;den Mektup Var!</title>
<link>http://zaferrkilic.blogspot.com/2010/12/zaferden-mektup-var.html#IDComment122206538</link>
<description>Ne mutlu sana :) </description>
<pubDate>Wed, 19 Jan 2011 04:34:09 +0000</pubDate>
<guid>http://zaferrkilic.blogspot.com/2010/12/zaferden-mektup-var.html#IDComment122206538</guid>
</item><item>
<title>Zafer Kılı&ccedil; : Alıcılarınla Oyna!</title>
<link>http://zaferrkilic.blogspot.com/2011/01/alclarnla-oyna.html#IDComment120667742</link>
<description>aynen berkay.. </description>
<pubDate>Tue, 11 Jan 2011 09:00:14 +0000</pubDate>
<guid>http://zaferrkilic.blogspot.com/2011/01/alclarnla-oyna.html#IDComment120667742</guid>
</item><item>
<title>Zafer Kılı&ccedil; : Bir şey varsa vardır yoksa yoktur vardı da biz mi yok dedik!!</title>
<link>http://zaferrkilic.blogspot.com/2010/07/urfada-oxford-vard-da-biz-mi-okumadk.html#IDComment97000961</link>
<description>ka&amp;ccedil;ıyomusun? yorumlarıma, eleştirilerime cevap vermeyecek misin dostum?  </description>
<pubDate>Sat, 4 Sep 2010 21:59:32 +0000</pubDate>
<guid>http://zaferrkilic.blogspot.com/2010/07/urfada-oxford-vard-da-biz-mi-okumadk.html#IDComment97000961</guid>
</item><item>
<title>Zafer Kılı&ccedil; : Bir şey varsa vardır yoksa yoktur vardı da biz mi yok dedik!!</title>
<link>http://zaferrkilic.blogspot.com/2010/07/urfada-oxford-vard-da-biz-mi-okumadk.html#IDComment96856479</link>
<description>&amp;Ccedil;ok Kuran okudum. &amp;Uuml;zerinde araştırma yaptığım her bir ayeti birden fazla farklı kaynaktan incelemeye &amp;ouml;zen g&amp;ouml;sterdim. Takıldığım noktalarda arap&amp;ccedil;asına başvurdum. Ve dinsiz oldum. Sana da tavsiye ederim. Kuran&amp;#039;ı oku, o sana ger&amp;ccedil;ekleri g&amp;ouml;sterecektir. Ama onun ilk emrinde ki gibi yalın bir &amp;quot;oku&amp;quot; ma yapma. Araştırarak, &amp;uuml;zerinde d&amp;uuml;ş&amp;uuml;nerek, sorgulayarak, olayların tarihsel k&amp;ouml;kenlerine inerek, o d&amp;ouml;nemin siyasal, coğrafik, k&amp;uuml;lt&amp;uuml;rel, bilimsel t&amp;uuml;m y&amp;ouml;nlerini inceleyerek oku. Dinsiz olmazsan ben daha başka bir şey bilmiyorum :)  Teşekk&amp;uuml;r ederim dostum iyi bir sohbet oldu benim i&amp;ccedil;in. Kırdıysam yada &amp;uuml;zd&amp;uuml;ysem -ki muhakkak yapmışımdır- &amp;ouml;z&amp;uuml;r dilerim, cahilliğime, gen&amp;ccedil;liğime ver gitsin. Uzun zamandır b&amp;ouml;yle samimi bir dindar ile sohbet etmemiştim, ger&amp;ccedil;ekten teşekk&amp;uuml;r ederim.  Sevgiyle.. </description>
<pubDate>Sat, 4 Sep 2010 01:04:31 +0000</pubDate>
<guid>http://zaferrkilic.blogspot.com/2010/07/urfada-oxford-vard-da-biz-mi-okumadk.html#IDComment96856479</guid>
</item><item>
<title>Zafer Kılı&ccedil; : Bir şey varsa vardır yoksa yoktur vardı da biz mi yok dedik!!</title>
<link>http://zaferrkilic.blogspot.com/2010/07/urfada-oxford-vard-da-biz-mi-okumadk.html#IDComment96855726</link>
<description>&amp;ldquo;Bir an i&amp;ccedil;in (haşa) Hz. Muhammedin peygamber olmadığını d&amp;uuml;ş&amp;uuml;nelim. Bunu kendisi uydurdu. Peki, &amp;ccedil;ıkarı ne? Onca eziyete, işkenceye neden katlandı? Peygamberlik iddiasından vazge&amp;ccedil;mesi i&amp;ccedil;in kendisine teklif edilen kadın, makam, servet, vb. neden geri teperek &amp;ldquo;bir elime g&amp;uuml;neşi, bir elime ayı verseniz de s&amp;ouml;ylediklerimden vazge&amp;ccedil;mem&amp;rdquo; dedi? Buna mantıklı bir cevabın var mı?&amp;rdquo;   Elbette var. Eğer peygamberlik iddiasından vazge&amp;ccedil;seydi bu vaat edilen şeyleri bir zaman sonra t&amp;uuml;ketecekti. Ayrıca peygamber saltanatı yanında bu şeyler devede kulaktı. Oysa bir tanrı yaratıp kendini onun sonsuz servetine, g&amp;uuml;c&amp;uuml;ne ortak etmek muhteşem bir fikirdi. Tanrı yoktu aslında, tanrı olmadığı i&amp;ccedil;in, yani ortaya &amp;ccedil;ıkıp peygamberin bu iddiasını &amp;ccedil;&amp;uuml;r&amp;uuml;temeyeceği i&amp;ccedil;in asıl tanrı peygamber olacaktı. Yani tanrı&amp;rsquo;nın kanatları altına sığınarak, onun sonsuz yetkisini kullanarak, onun yery&amp;uuml;z&amp;uuml;nde ki temsilcisi olacaktı.    &amp;ldquo;Peygamberliğini a&amp;ccedil;ıklayana kadar ağzından bir tane bile yalan &amp;ccedil;ıkmadığını ve bu nedenle kendisine &amp;ldquo;El Emin&amp;rdquo; isminin verildiğini nasıl a&amp;ccedil;ıklarsın? Ve peygamberliğini a&amp;ccedil;ıkladıktan sonra nasıl yalancılıkla su&amp;ccedil;larsınız?&amp;rdquo;  Sen peygamberinin ağzından bir tane bile yalan &amp;ccedil;ıkmadığını kanıtla bakalım &amp;ouml;nce. Kanıtların var mı? Muhammed&amp;rsquo;in peygamberlik d&amp;ouml;nemine kadar ağzından &amp;ccedil;ıkan t&amp;uuml;m s&amp;ouml;zc&amp;uuml;kler kayıt altına alındı mı? B&amp;ouml;yle sa&amp;ccedil;ma bir şeyi nasıl s&amp;ouml;ylersin aklım almıyor. Peygamberlik saltanatına nail olacak kankaları, &amp;ccedil;evresi, yakınları elbette onu pohpohlamak ve inandıcılığını arttırmak i&amp;ccedil;in &amp;ldquo;el emin&amp;rdquo; sıfatını, lakabanı ona yapıştırmış olabilirler elbette. &amp;ndash;ki kuvvetle ihtimal b&amp;ouml;yle olmuştur!- tıpkı Kılı&amp;ccedil;daroğlu&amp;rsquo;na &amp;ccedil;evresinin &amp;ldquo;Gandi&amp;rdquo; lakabını yapıştırdıkları gibi.  &amp;ldquo;Peygamberimiz d&amp;ouml;nemin ateistlerinden biriyle tartışmaya giriyor ve onu ikna edemiyor. Ona şunu s&amp;ouml;yl&amp;uuml;yor; &amp;ldquo;Diyelim sen haklısın ve Allah yok. O zaman ben ne kaybederim. Sadece d&amp;uuml;nya hayatındaki bazı zevklerden mahrum kalırım. Peki ya ben haklıysam? Sen nefsinin istekleri doğrultusunda bir hayat yaşarsın ve bir g&amp;uuml;n &amp;ouml;l&amp;uuml;rs&amp;uuml;n. O zaman senin ahiretteki durumun ne olur?&amp;rdquo;  &amp;Ccedil;ok saf&amp;ccedil;a bi giriş yapmış peygamber efendi. Doğrusu ben olsaydım onun yerinde, &amp;ccedil;ok daha zeki, daha okkalı bir soru sorardım. Ve yine ben o ateistin yerinde olsan cevabım aynen ş&amp;ouml;yle olurdu. &amp;ldquo;Evvela kendine peygamber diyen birinin, bir ateistin ahret inancının olmayacağını bilmesi gerekir. Bunu bilmediğin i&amp;ccedil;in sen peygamber değilsin, bak senin sorunla senin &amp;ldquo;ben paygemberim&amp;rdquo; iddianı &amp;ccedil;&amp;uuml;r&amp;uuml;tt&amp;uuml;m bile&amp;rdquo; derdim ona ve Peygambere ateizmi ve ateistleri &amp;ouml;ğreterek onu ateizmin huşuluğuna erdirirdim.   </description>
<pubDate>Sat, 4 Sep 2010 00:57:31 +0000</pubDate>
<guid>http://zaferrkilic.blogspot.com/2010/07/urfada-oxford-vard-da-biz-mi-okumadk.html#IDComment96855726</guid>
</item><item>
<title>Zafer Kılı&ccedil; : Bir şey varsa vardır yoksa yoktur vardı da biz mi yok dedik!!</title>
<link>http://zaferrkilic.blogspot.com/2010/07/urfada-oxford-vard-da-biz-mi-okumadk.html#IDComment96853635</link>
<description>&amp;ldquo;Yukarıda bana cevap olarak &amp;ldquo;Doğru ve yanlışı neden Allah belirliyor, bu nasıl adalet&amp;rdquo; Şimdi aşağıda Allah&amp;rsquo;a g&amp;ouml;re doğru ve yanlışlar nedir bir bakalım&amp;hellip; Allah her t&amp;uuml;rl&amp;uuml; zulm&amp;uuml;, kula kulluğu, zinayı, i&amp;ccedil;kiyi, fuhşu, kumarı, hırsızlığı, hayasızlığı, sefahati, heva ve hevesi tanrı edinmeyi, adaletsizliği, cehaleti, kibri, hasedi, k&amp;ouml;t&amp;uuml; zannı, dedikoduyu, asabiyeti, laf taşımayı yasaklıyor ve hoşlanmıyor. Adaleti, iyiliği, sabrı, &amp;ccedil;alışmayı, ilmi, fazileti, infakı, zekatı, namazı, orucu, haccı, d&amp;uuml;şk&amp;uuml;nlere vermeyi, zayıfları g&amp;ouml;zetmeyi, yetime iyi davranmayı, dilenciyi azarlamamayı, yoksulu doyurmayı, ahde vefa g&amp;ouml;stermeyi, emanete sadakati, boş konuşmamayı, ana-babaya ihsan ile muamele etmeyi, kadınlara iyi davranmayı, insanları sabırla dinlemeyip s&amp;ouml;z&amp;uuml;n g&amp;uuml;zel olanına tabi olmayı ve daha bir &amp;ccedil;ok şeyi emir ve tavsiye ediyor. Bu doğru ve yanlışlara itirazın nedir? Sana ters gelen nedir? Din Allah i&amp;ccedil;in değil din insan i&amp;ccedil;indir. Aslında senin Allah&amp;rsquo;ın adaletiyle, doğrusu yanlışıyla işin yok. Sen kendi heva ve hevesini rap edinmişsin. T&amp;uuml;m olan bu&amp;hellip; &amp;ldquo;Kendi hevasını (arzu ve tutkularını) tanrı edinen kimseyi bir d&amp;uuml;ş&amp;uuml;nsene!&amp;rdquo;(45.Casiye/23) Bu noktada sana s&amp;ouml;yleyecek tek s&amp;ouml;z&amp;uuml;m kalıyor: &amp;ldquo;&amp;Ouml;yleyse sizin dininiz size benim dinim bana&amp;rdquo;(Kafirun-69)&amp;rdquo;  Benim bunlara karşı bir itirazım yok. Aynı tanrının diğer y&amp;uuml;z&amp;uuml;yle benim problemim. Maske takıyor bu tanrı, ikiy&amp;uuml;zl&amp;uuml;. Aynı tanrı nedense yarattığı insanlara acı &amp;ccedil;ektirerek bedel &amp;ouml;detiyor ve kurallarına uymazsan seni cehennem dedikleri sa&amp;ccedil;ma bi yerde işkence ederek cezalandırıyor, cayır, cayır yakıyor. B&amp;ouml;yle sadist, b&amp;ouml;yle psikopat, b&amp;ouml;yle ruh hastası bir tanrı olur mu? Tanrıyı nasıl cani olarak g&amp;ouml;sterebilirsiniz? Sizin tanrı tanımlamanız tam olarak bir ruh hastası cani. G&amp;uuml;nah işleyeceğimi bildiği halde ne diye beni cayır, yakar? Benimle oyun mu oynuyor? İşi g&amp;uuml;c&amp;uuml; yoktu bu adamın kalkıp bi gezegen yarattı muhteşem g&amp;uuml;zellikleri koydu i&amp;ccedil;ine sonra da beni emirleri ile sınadı ve ben emirlerine uymayıp bana sunduğu zevklere d&amp;uuml;şt&amp;uuml;ğ&amp;uuml;m i&amp;ccedil;in kalkıp bana işkence ederek, azap &amp;ccedil;ekerek bedenimi diri, diri yakıyor? Sence bu tanrının psikolojisi yerinde mi?  Canı sıkılıyor da oyun mu oynamak istiyor benimle, seninle? Sa&amp;ccedil;malık resmen sa&amp;ccedil;malık bu yaradılış teorisi. &amp;Uuml;stelik bu d&amp;uuml;nya da bana azap ediyor. Beni en g&amp;uuml;zel şeylerden, yiyeceklerden, i&amp;ccedil;eceklerden, cinsel temaslardan, hazlardan sakındırıyor. Erkeğin kutsamış kadını yok saymış. Kadını bu d&amp;uuml;nyada olduğu gibi cennette de erkeğin emrine, hizmetine vermiş. Koca Kuran&amp;rsquo;da nedense erkeklere verilen g&amp;ouml;ğ&amp;uuml;sleri yeni tomurcuklanmış s&amp;uuml;byan huriler erkek versiyonları gen&amp;ccedil; delikanlı Nuriler kadınlar i&amp;ccedil;in yok. Kadına erkeğe verilen b&amp;ouml;ylesi hi&amp;ccedil;bir &amp;ouml;zel &amp;ouml;d&amp;uuml;l yok. Hatta bu d&amp;uuml;nyada eşcinselleri lanetleyen sevgili tanrın &amp;ouml;te d&amp;uuml;nyada bunu gılman dediği oğlanlarla serbest bırakmış ve bunları bile erkeklerin hizmetine sunmuş. Bu d&amp;uuml;nyada s&amp;uuml;byancılığı yasaklamış &amp;ouml;te d&amp;uuml;nyada serbest. Bu d&amp;uuml;nyada i&amp;ccedil;kiyi yasaklamış &amp;ouml;te d&amp;uuml;nyada serbest. B&amp;ouml;yle sa&amp;ccedil;malık mı olur allasen? Demek ki sen s&amp;uuml;byancı, sapık bir tanrısın. Yine bir erkeğe şahitlik i&amp;ccedil;in iki kadın zorunluluğu getirmiş bu d&amp;uuml;nyada, yine kadını erkeğin kaburgasından yaratmış s&amp;ouml;zde. Bu kadın d&amp;uuml;şmanlığı nedir yahu? Bu kadar ayrımcı bir tanrı olur mu? Hangisini sayayım bilmiyorum ki, bir değil beş değil Kuran&amp;rsquo;ı sorgulayarak okuduğun her ayet elinde kalıyor. Hele ki şiddet i&amp;ccedil;erikli ayetler var ki onlara hi&amp;ccedil; girmiyorum bile dostum..   Dostum benim inan&amp;ccedil;larımın %60&amp;rsquo;ını bilimsel bulgular oluşturuyor. Geri kalanını da zaman i&amp;ccedil;erisinde -eğer dinler ve kapitalizm bilimin gelişmesini &amp;ouml;n&amp;uuml;nde ki elini eteğini &amp;ccedil;ekerse- yine bilimsel yollarla tamamlayacağım. Bu y&amp;uuml;zden benimki si din değil bilimdir. Seninki si ise dindir. Benim bilimim bana senin dinin sana, doğrusu bu olacaktı..   </description>
<pubDate>Sat, 4 Sep 2010 00:38:50 +0000</pubDate>
<guid>http://zaferrkilic.blogspot.com/2010/07/urfada-oxford-vard-da-biz-mi-okumadk.html#IDComment96853635</guid>
</item><item>
<title>Zafer Kılı&ccedil; : Bir şey varsa vardır yoksa yoktur vardı da biz mi yok dedik!!</title>
<link>http://zaferrkilic.blogspot.com/2010/07/urfada-oxford-vard-da-biz-mi-okumadk.html#IDComment96851238</link>
<description>  &amp;ldquo;Sana Allah&amp;rsquo;ın varlığını ispatlamak gibi bir derdim yok. &amp;Ccedil;&amp;uuml;nk&amp;uuml; bunu yapamam. Nedenini de ge&amp;ccedil;en g&amp;uuml;n doktor arkadaşımın bana anlattığı bir detayla anlatmaya &amp;ccedil;alışayım. Sadece dişte yaşayan bir bakteri varmış. Bu bakterinin t&amp;uuml;m d&amp;uuml;nyası bir dişmiş. Şimdi bu bakteriye biz insanı, doğayı, d&amp;uuml;nyayı, evreni nasıl anlatabiliriz. Bunu anlayabilir mi? Birde denizde yaşayan bir balığa hi&amp;ccedil; g&amp;ouml;rmediği bir aslanı nasıl anlatabiliriz.? Nasıl anlatırsak anlatalım onun zihninde aslan yine bir balık şeklinde canlanacaktır. Bilmem anlatabildim mi? Sonlu olan sonsuzu kavrayamaz. Yaratılmış olan sadece yaratıcının kendisine vermiş olduğu kabiliyet &amp;ccedil;er&amp;ccedil;evesinde yaratıcısını anlayabilir.&amp;rdquo;  İyide arkadaşım sana vahiy mi geldi? Peki, sen hi&amp;ccedil; g&amp;ouml;rmediğin, tanımlayamadığın bir şeye nasıl inanıyorsun? Sen sonun olduğunu da nereden biliyorsun? &amp;Ouml;l&amp;uuml;m&amp;uuml; bir son mu zannediyorsun? &amp;Ouml;yle olsaydı eğer k&amp;uuml;&amp;ccedil;&amp;uuml;k canlılar, bitkiler, hayvanlar, insanlar, toprak senin bedeninden, h&amp;uuml;crelerinden beslenip neden canlılığını devam ettirme gereği duyacaklardı ki? Yaşam sonsuz bir d&amp;ouml;ng&amp;uuml;. Her an kendisini yeniliyor. Ge&amp;ccedil;mişte insanlar 60 yıl yaşıyorlardı, daha &amp;ouml;ncesinde 40 yıl. Şimdi 80 yıl, 100 yıl. Beynimiz geliştik&amp;ccedil;e &amp;ouml;mr&amp;uuml;m&amp;uuml;z de uzuyor, daha ileride 150,200 yıl yaşayacağız. Doğaya ne kadar uyum sağlarsak o kadar doğanın biyolojik bir par&amp;ccedil;ası olacağız. Sonra yeniden, yeniden doğacağız ve bu sonsuz kere devam edecek. Bunun dışında mantıklı bir hipotez yok. Ayrıca sen bug&amp;uuml;n o bakteriye insanı ev evreni anlatamayacaksın ama milyonlarca yıl sonra o bakteri kompleksleştiğinde kendisi anlayacaktır zaten. Aynı durum balık i&amp;ccedil;in de ge&amp;ccedil;erli.  &amp;ldquo;Astrofizik&amp;ccedil;i Hugh Ross evrenin yaratıcısının t&amp;uuml;m boyutların &amp;uuml;zerinde olduğunu ş&amp;ouml;yle a&amp;ccedil;ıklar: &amp;ldquo;Zaman, olayların meydana geldiği boyuttur. Eğer zaman, patlamayla birlikte ortaya &amp;ccedil;ıkmışsa, o zaman evreni meydan getiren nedenin evrendeki zaman ve mek&amp;acirc;ndan tamamen bağımsız olması gerekir. Bu bize yaratıcının evrendeki t&amp;uuml;m boyutların &amp;uuml;zerinde olduğunu g&amp;ouml;steriyor. Aynı zamanda yaratıcının bazılarının savunduğu gibi evrenin kendisi olmadığını ve evreni kapladığını, sadece evrenin i&amp;ccedil;indeki bir g&amp;uuml;&amp;ccedil; olmadığını kanıtlıyor.&amp;rdquo; Bilim, materyalist felsefeyi ge&amp;ccedil;ersiz kılarken, evrenin Allah tarafından yaratıldığı ger&amp;ccedil;eğini de ispatlamıştır. Newsweek dergisi 27 Temmuz 1998 sayısında bu konuyu &amp;ldquo;Bilim Allah&amp;rsquo;ı Buluyor&amp;rdquo; başlığıyla kapak yapmıştı&amp;rdquo;  Bu tamamen &amp;ccedil;arpıtma bir haberdir. Daha &amp;ouml;nce de s&amp;ouml;ylediğim gibi bilim fizikle ilgilenir. Fizik&amp;ouml;tesi ile işi olmaz. Bu dinlerin işidir, felsefenin işidir. Bilim g&amp;ouml;t&amp;uuml;n&amp;uuml; de yırtsa evrenin fizik&amp;ouml;tesi bir g&amp;uuml;&amp;ccedil; tarafından yaratıldığını bulamaz. Bu hem aptalca bir istek olur hem de bilime, bilim insanlarına karşı haksızlık olur. Bilimden yapamayacağı şeyler beklemek ise ancak cahillerin işidir. Siz yaradılış&amp;ccedil;ılar ne yazık ki her şeyinizi, t&amp;uuml;m &amp;uuml;mitlerinizi boktan bir teori &amp;uuml;zerine, bingbange kurmuşsunuz ve bu teoriye tek kurtarıcınız olarak sarılmışsınız. Keşke ge&amp;ccedil;erli bir teori olsaydı ki dediğim gibi bu durumda bile bu teorinin tanrıyı bulması imk&amp;acirc;nsız. Unutma; bilimin tanrının varlığını kanıtlaması i&amp;ccedil;in kendisinin tanrıyla eş değerde olması yani zamanın ve mekanın &amp;ouml;tesinde, &amp;uuml;st&amp;uuml;nde, bunlardan bağımsız bir yerde olması gerekirdi. O zaman da size yeni bir tanrı doğacaktı. Tıpkı ge&amp;ccedil;mişte binlerce tanrıya taptığımız gibi kendimize bu kez daha sağlam bir tanrı bulmuş olacaktık. Ama bir zaman sonra bilim gelişince onu da yok edip yerine yenisini arayacaktık. Bu kafa ile gidersek de tanrıları bizim yarattığımızı hi&amp;ccedil;bir zaman anlayamayacak, tanrıların bizi yarattığını sanacağız.  </description>
<pubDate>Sat, 4 Sep 2010 00:15:58 +0000</pubDate>
<guid>http://zaferrkilic.blogspot.com/2010/07/urfada-oxford-vard-da-biz-mi-okumadk.html#IDComment96851238</guid>
</item><item>
<title>Zafer Kılı&ccedil; : Bir şey varsa vardır yoksa yoktur vardı da biz mi yok dedik!!</title>
<link>http://zaferrkilic.blogspot.com/2010/07/urfada-oxford-vard-da-biz-mi-okumadk.html#IDComment96847026</link>
<description>5) Cevapları bilmek zorunda olduğumuzu ve cevapların her zaman bilinebileceğini zannetmek  Evrenin k&amp;ouml;keni ve hayatin anlamıyla ilgili temel soruların cevaplandırılmasını m&amp;uuml;mk&amp;uuml;n ve zorunlu g&amp;ouml;r&amp;uuml;r inan&amp;ccedil;lı. Bu soruların cevaplandırılabilmesi elbette g&amp;uuml;zel olurdu ama bu bir temennidir sadece. Bu temenniyi ger&amp;ccedil;ek zannetmek ve ger&amp;ccedil;ekten de bu soruların doğru cevaplarına uygarlığımızın bug&amp;uuml;nk&amp;uuml; d&amp;uuml;zeyinde eksiksiz ve tartışmasız ulaşılabileceğini zannetmek ve daha ilginci, bu cevaba zaten sahip olunduğunu zannetmek başka bir yanılgıdır. Bilin&amp;ccedil;li insanin, bu tur temel konularda bilinmeyenlerle yasamayı &amp;ouml;ğrenmesi gerekmektedir. Yoksa doğru cevap diye uydurma bazı cevaplarla kendini kandıracaktır.  6) Yokluğu varlıktan &amp;ouml;ncelikli g&amp;ouml;rmek ve varlığın ille de yokluktan &amp;ccedil;ıkması gerektiğini zannetmek  İnan&amp;ccedil;lı yokluğu temel durum g&amp;ouml;r&amp;uuml;r ve varlığın ondan &amp;ccedil;ıkması gerektiğini d&amp;uuml;ş&amp;uuml;n&amp;uuml;r. Bu &amp;ouml;nyargıya dinlerdeki yoktan yaratma/yaratılma fikri yol a&amp;ccedil;maktadır. Halbuki, prensip olarak yokluğun daha temel ve daha &amp;ouml;ncelikli durum kabul edilmesinin bir zorunluluğu yoktur. Varlık da tek başına yokluk kadar temel bir durumdur, daha doğrusu bu ikisi i&amp;ccedil; i&amp;ccedil;edir ve yokluk olmadan varlık, varlık olmadan ise yokluk anlaşılamaz.  &amp;lrm;7) Tanrı deyince ne kastettiğini bildiğini zannetmek  İnan&amp;ccedil;lılar, Tanrı deyince ne kastettiklerini bildiklerini zannederler. Halbuki Tanrı kavramı, ilk ortaya &amp;ccedil;ıktığından beri, ne anlama geldiği belirsiz, bulanık, &amp;ccedil;elişkili ve anlaşılmaz bir kavramdır. Tanrı i&amp;ccedil;in s&amp;ouml;ylenen şeyler birbiriyle &amp;ccedil;elişir ve bir kısmi da mantığa aykırıdır. Fakat bu durumu a&amp;ccedil;ıklamak i&amp;ccedil;in inan&amp;ccedil;lılar bizim algı kapasitemizin ve zihinsel yeteneklerimizin Tanrı&amp;rsquo;yı anlamaya yetmeyeceğini s&amp;ouml;ylerler. Tabi bunu dediklerinde de bahsettiğimiz 2 numaralı yanılgıya d&amp;uuml;şm&amp;uuml;ş olurlar.  8) Tanrı&amp;rsquo;nın varlığının kanıtlanabileceğini zannetmek  Her insanin i&amp;ccedil;inde az ya da &amp;ccedil;ok bilimsel kaygılar vardır, ve bu y&amp;uuml;zden inan&amp;ccedil;lılar Tanrı&amp;rsquo;nın varlığının kanıtlanabileceğini d&amp;uuml;ş&amp;uuml;nmek isterler. Daha doğrusu, varlığını kanıtlayarak inandıklarını d&amp;uuml;ş&amp;uuml;nmek isterler. Halbuki, konuyla biraz yakından ilgilenen herkes, ki buna teologlar da (hatta &amp;ouml;zellikle onlar) dahil, doğa&amp;uuml;st&amp;uuml; olduğu, tam anlaşılmaz olduğu ve algı alanımızın dışında olduğu s&amp;ouml;ylenen metafizik bir kavramın varlığının kanıtlanamayacağını g&amp;ouml;r&amp;uuml;r.   &amp;lrm;9) Tanrı&amp;rsquo;nın varolduğunu kanıtlamanın, dinlerin ilahi olduğunu kanıtlamakla aynı anlama geleceğini zannetmek  Bu da &amp;ccedil;ok yaygın bir yanılgı inan&amp;ccedil;lılar arasında. Bu iki fikir arasında bir u&amp;ccedil;urum var normalde. (Evrene sebep olan bir g&amp;uuml;&amp;ccedil; tanımlayıp buna Tanrı demekle, bu Tanrı&amp;rsquo;nın dinlerin bahsettiği Tanrı olduğu ve bizlere kitaplar, peygamberler g&amp;ouml;nderdiğini d&amp;uuml;ş&amp;uuml;nmek arasında). Ama her nedense bu eksiklik g&amp;ouml;zlerine &amp;ccedil;ok fazla batmaz inan&amp;ccedil;lıların. Bu sorunu fark ettiklerinde, deist oluyorlar zaten.   &amp;ldquo;T&amp;uuml;m bunları d&amp;uuml;ş&amp;uuml;n&amp;uuml;rken uykum ka&amp;ccedil;tı. Aklıma kader geldi. Kaos teoremine g&amp;ouml;re kader anlayışı nasıl olacaktı&amp;hellip; Mikro ve makro evrende var olan d&amp;uuml;zen (k&amp;uuml;lli irade)(kader), bu d&amp;uuml;zen i&amp;ccedil;inde d&amp;uuml;nyanın halifesi (Allah&amp;rsquo;ın halifesi değil) olarak yaratılan insanın iradesi (c&amp;uuml;z&amp;rsquo;i irade)(kaos-kelebek etkisi)&amp;hellip; işte olay bu.&amp;rdquo;  Buda dini bilime uydurmak i&amp;ccedil;in girişilen başka bir olgu. Kader ne yahu? Senin kaderinin &amp;ccedil;ok ama &amp;ccedil;ok k&amp;uuml;&amp;ccedil;&amp;uuml;k bir kısmını sen belirliyorsun. Geri kalanını siyasi/ekonomik/teolojik kapitalizm sistemi belirliyor. İşte b&amp;uuml;t&amp;uuml;n dalga burada..  </description>
<pubDate>Fri, 3 Sep 2010 23:59:38 +0000</pubDate>
<guid>http://zaferrkilic.blogspot.com/2010/07/urfada-oxford-vard-da-biz-mi-okumadk.html#IDComment96847026</guid>
</item><item>
<title>Zafer Kılı&ccedil; : Bir şey varsa vardır yoksa yoktur vardı da biz mi yok dedik!!</title>
<link>http://zaferrkilic.blogspot.com/2010/07/urfada-oxford-vard-da-biz-mi-okumadk.html#IDComment96846959</link>
<description>3) &amp;ldquo;Evrenin sebebi&amp;rdquo; ile &amp;ldquo;Tanrı&amp;rdquo;yı aynı şey zannetmek  Bu da inan&amp;ccedil;lıların bir başka yanılgısı. Tanrı&amp;rsquo;nın neden varolduğuna dair kanıt getirirken, bir şeyi kanıtlamaya en &amp;ccedil;ok yaklaştıkları nokta (ki burada da bir şey kanıtlayamazlar ama o ayrı konu), evrenin bir sebebi olması gerektiğidir. Fakat farz edelim ki bu kanıtlanmış olsun ve evrenin bir sebebi olması gerektiği ortaya &amp;ccedil;ıksın. Bu yine de bu sebep Tanrı&amp;rsquo;dır demekle aynı şey değildir. İnan&amp;ccedil;lı zihin her nedense sebebini bilmediğimiz bir şeyi ortaya &amp;ccedil;ıkardığında Tanrı&amp;rsquo;yı kanıtladığını d&amp;uuml;ş&amp;uuml;n&amp;uuml;r. İnan&amp;ccedil;lının zihninde Tanrı bilinmeyen her şey i&amp;ccedil;in cevaptır. İsin garibi, kanıt bile gerektirmeyen bir cevaptır. Bir şeyin sebebi bilinmiyorsa, bu, o şeyin sebebinin g&amp;ouml;ksel dinlerin Tanrı&amp;rsquo;sı olduğunun kanıtıdır.  Bu nasıl bir mantıktır siz d&amp;uuml;ş&amp;uuml;n&amp;uuml;n. Her şeyden &amp;ouml;nce, eğer evrenin sebebi &amp;uuml;zerine spek&amp;uuml;lasyon yapacaksak, Tanrı fikri kadar pop&amp;uuml;ler olmayan pek &amp;ccedil;ok a&amp;ccedil;ıklama da akla gelir. Bunlarla fazla karşılaşılmaması, bunların mantıksal a&amp;ccedil;ıdan Tanrı fikri ile eşdeğer olmamaları, hatta ondan daha mantıklı olmamaları anlamına gelmez. Nitekim Evrenin sebebi deyince, bu sebebin zeki ve ama&amp;ccedil; sahibi bir sebep olması bile gerekmez. Eğer aranan sadece bir sebepse, bu sanal bir par&amp;ccedil;acık veya boşlukta simetri kırılımına sebep olan bir kuantum dalgalanması bile olabilir.  4) Evrenin ardında zek&amp;acirc; g&amp;ouml;rmek ve bu zek&amp;acirc;yı Tanrı zannetmek  Bu yanılgı iki başlığa ayrılabilir aslında. Biri evrenin ardında zek&amp;acirc; g&amp;ouml;rmek, diğeri ise bu zekayı Tanrı zannetmek. Evrenin ardında zeka olup olmadığı ve evrenin bir tasarım &amp;uuml;r&amp;uuml;n&amp;uuml; olup olmadığı ile ilgili olarak daha &amp;ouml;nce &amp;ccedil;ok yazdık. Evrende yapılan objektif g&amp;ouml;zlemler, aslında ardında zek&amp;acirc; olduğuna değil, tam tersi her şeyin k&amp;ouml;r bir şekilde işlediğine işaret eder. Evrenin neden tasarım urunu olmadığına ve evrenin ardında neden zek&amp;acirc; olmadığına dair olarak daha &amp;ouml;nce yazdığımız iki yazıya link veriyorum: Zeki tasarım, Doğa ve tasarım. Evrenin ardında zek&amp;acirc; olduğunu d&amp;uuml;ş&amp;uuml;nmek zihinsel bir şartlanmanın &amp;uuml;r&amp;uuml;n&amp;uuml;d&amp;uuml;r. Sebebini merak eden bu iki yazıyı okumalıdır.  Fakat farz edelim ki evrenin ardında zek&amp;acirc; var. Bu yine de bu zek&amp;acirc;nın Tanrı olduğu anlamına gelmez. Bu zeka, bir uygarlığın kolektif zekası olabilir veya insanlığın g&amp;uuml;n&amp;uuml;m&amp;uuml;zdeki uygarlığını yaratan zekanın &amp;ccedil;ok uzak gelecekte alacağı bi&amp;ccedil;im olabilir. (&amp;Ouml;rneğin, belki de insanlık &amp;ccedil;ok uzak gelecekte &amp;ouml;yle bir d&amp;uuml;zeye ulaşacak ki, zamanda geri gidip evreni yaratacak). Ya da başka bir şey olabilir. Bu spek&amp;uuml;lasyonlara mantıksız deyip kenara atmadan &amp;ouml;nce, Tanrı ve g&amp;ouml;ksel dinlerin masallarının ne derece mantıklı olduğunu bir d&amp;uuml;ş&amp;uuml;n&amp;uuml;n. G&amp;ouml;kte bir yerlerde yaşayan ve koca evreni insanlar i&amp;ccedil;in yaratıp, bir de cennet ve cehennem yaratan, insanları g&amp;uuml;nah işlemeye eğilimli yaratıp, sonra işliyorlar diye cezalandıran, kendi varlığını &amp;ccedil;ok a&amp;ccedil;ık&amp;ccedil;a g&amp;ouml;stermeyip, sonra da inanmıyorlar diye su&amp;ccedil;layan bir sadist h&amp;uuml;k&amp;uuml;mdar fikri mi daha mantıklıdır, yoksa yukarıdaki spek&amp;uuml;lasyonlarda dile getirilen zeka t&amp;uuml;rleri mi?  Hem zaten, evrenin ardında zeka olduğu anlaşılsa bile, bu cevaptan &amp;ccedil;ok soru yaratır. O zaman o zekanın k&amp;ouml;keni, nasıl ortaya &amp;ccedil;ıktığı, vs. a&amp;ccedil;ıklanmalıdır.  </description>
<pubDate>Fri, 3 Sep 2010 23:59:18 +0000</pubDate>
<guid>http://zaferrkilic.blogspot.com/2010/07/urfada-oxford-vard-da-biz-mi-okumadk.html#IDComment96846959</guid>
</item><item>
<title>Zafer Kılı&ccedil; : Bir şey varsa vardır yoksa yoktur vardı da biz mi yok dedik!!</title>
<link>http://zaferrkilic.blogspot.com/2010/07/urfada-oxford-vard-da-biz-mi-okumadk.html#IDComment96846819</link>
<description>1) Tanrı kavramının &amp;ldquo;ilk sebep&amp;rdquo; problemini &amp;ccedil;&amp;ouml;zd&amp;uuml;ğ&amp;uuml;n&amp;uuml; zannetmek  Tanrı&amp;rsquo;nın, nedenler zincirinin sonsuzluğu problemini &amp;ccedil;&amp;ouml;zd&amp;uuml;ğ&amp;uuml;n&amp;uuml; zannetmek &amp;ccedil;ok yaygın bir yanılgıdır. İlk şey evrenin ortaya &amp;ccedil;ıkışıysa, evrenin sebebi Tanrı&amp;rsquo;dır demenin nedenler zincirini bitirdiği zannedilir. Halbuki, bu noktada sorulabilecek &amp;ldquo;Peki Tanrı&amp;rsquo;nın sebebi nedir?&amp;rdquo; sorusu &amp;ccedil;ok yerinde bir sorudur. Bu soruya, şartlanmış bir şekilde, &amp;ldquo;Tanrı&amp;rsquo;nın sebebi yoktur&amp;rdquo; veya &amp;ldquo;Tanrı kendi kendisinin sebebidir&amp;rdquo; derler.  Fakat bu bir a&amp;ccedil;ıklama değildir. &amp;Ccedil;&amp;uuml;nk&amp;uuml; eğer bir şey sebepsiz olabiliyorsa, ya da kendi kendisinin sebebi olabiliyorsa, o zaman bu kişi evrene niye sebep aramaktadır? Belki sebepsiz olan, veya kendi kendisinin sebebi olan şey, evrenin kendisidir. Eğer evrene bir sebep aranması gerekiyorsa, Tanrı&amp;rsquo;ya neden bir sebep aranması gerekmediğini a&amp;ccedil;ıklaması gerekir bu arg&amp;uuml;manı sunan kişinin. Aslında biraz objektif baksa, Tanrı a&amp;ccedil;ıklamasının evrendeki nedenler zinciri sorununa bir &amp;ccedil;&amp;ouml;z&amp;uuml;m getirmediğini, yapay bir a&amp;ccedil;ıklama olduğunu ve aslında bir şey a&amp;ccedil;ıklamadığını g&amp;ouml;recektir. Bu arg&amp;uuml;man mantıksal olarak &amp;ccedil;elişkilidir ve ciddi felsefi tartışmalarda kullanılmaz. Fakat g&amp;uuml;nl&amp;uuml;k hayatta karsılaştığınız ortalama bir inan&amp;ccedil;lının en &amp;ccedil;ok başvurduğu arg&amp;uuml;manlardan biridir.  &amp;lrm;2) &amp;ldquo;Tanrı bilinmezdir&amp;rdquo; demek, ama Tanrı hakkında yorum yapmak  Bunu da genellikle ateistlerin Tanrı kavramının yarattığı mantıksal sorunlarla ilgili soruları &amp;uuml;zerine s&amp;ouml;ylerler. Derler ki, bu sorular Tanrı i&amp;ccedil;in sorulamaz. Bu sorular insanin sınırlı algılama ve d&amp;uuml;ş&amp;uuml;nme eyleminin &amp;uuml;r&amp;uuml;n&amp;uuml;d&amp;uuml;r. Tanrı&amp;rsquo;yı bağlamaz. Tanrı bunların t&amp;uuml;m&amp;uuml;n&amp;uuml;n &amp;uuml;st&amp;uuml;ndedir ve bizim onu tam olarak anlamamız m&amp;uuml;mk&amp;uuml;n değildir. Biz sadece onu bir şeylere benzeterek kısmen anlayabiliriz derler.  Bu a&amp;ccedil;ıklama bu şekliyle fena değilmiş gibi g&amp;ouml;r&amp;uuml;n&amp;uuml;r ama aslında &amp;ccedil;ok temel ve her şeyi &amp;ccedil;&amp;ouml;kerten bir eksiği vardır. O da Tanrı&amp;rsquo;nın ger&amp;ccedil;ekten varolup olmadığı, ne olduğu ve nasıl olduğu bilinmeden bu a&amp;ccedil;ıklamanın yapılamayacak olmasıdır. Yani bu a&amp;ccedil;ıklamayı yapan kişi, Tanrı&amp;rsquo;nın hem varolduğundan hem de niteliklerinin neler olduğundan emin olmalıdır ki Tanrı hakkında bize o bilgileri versin. Yani bunları s&amp;ouml;yleyebilmesi i&amp;ccedil;in, bir kişinin zaten baştan Tanrı&amp;rsquo;yı g&amp;ouml;r&amp;uuml;p bilmesi ve algılaması gerekmektedir. Ve daha &amp;ouml;nemlisi Tanrı&amp;rsquo;nın bilinebilir olması gerekmektedir. Fakat kişi zaten Tanrı&amp;rsquo;yı a&amp;ccedil;ıklarken bilinemez diye a&amp;ccedil;ıkladığı i&amp;ccedil;in kendi i&amp;ccedil;inde bir &amp;ccedil;elişkiye d&amp;uuml;şmektedir. Yani aslında &amp;ldquo;Ben bilinemez bir şeyi biliyorum&amp;rdquo; demiş olmaktadır.  Hi&amp;ccedil; kimsenin, Tanrı&amp;rsquo;nın nasıl olduğunu, neye benzediğini ve varolup varolmadığını bilmeden, Tanrı&amp;rsquo;yla ilgili herhangi bir s&amp;ouml;ylev vermesi m&amp;uuml;mk&amp;uuml;n değildir. Tanrı&amp;rsquo;nın nasıl olduğunu (veya nasıl olmadığını) a&amp;ccedil;ıklayan inan&amp;ccedil;lıların, bu bilgiye nasıl ulaştıklarını da a&amp;ccedil;ıklamaları gerekmektedir. Bu bilgi bu kişilere malum mu olmaktadır? Yoksa onlar da başkalarından (din alimleri) mı duymaktadır? eğer ikincisiyse, o zaman bu alimler bu bilgilere nasıl ulaşmaktadır?     </description>
<pubDate>Fri, 3 Sep 2010 23:58:40 +0000</pubDate>
<guid>http://zaferrkilic.blogspot.com/2010/07/urfada-oxford-vard-da-biz-mi-okumadk.html#IDComment96846819</guid>
</item><item>
<title>Zafer Kılı&ccedil; : Bir şey varsa vardır yoksa yoktur vardı da biz mi yok dedik!!</title>
<link>http://zaferrkilic.blogspot.com/2010/07/urfada-oxford-vard-da-biz-mi-okumadk.html#IDComment96846158</link>
<description>&amp;quot;Deniz kenarında d&amp;uuml;md&amp;uuml;z uzanan bir kumsal d&amp;uuml;ş&amp;uuml;n&amp;uuml;n. G&amp;uuml;&amp;ccedil;l&amp;uuml; bir dalga kıyıya vurduğunda, bu kumsalda bazı b&amp;uuml;y&amp;uuml;kl&amp;uuml; k&amp;uuml;&amp;ccedil;&amp;uuml;kl&amp;uuml; kum tepecikleri, kumda dalgalanmalar oluşturur.  Bu bir &amp;quot;d&amp;uuml;zenleme&amp;quot; işlemidir: Deniz kıyısı a&amp;ccedil;ık bir sistemdir ve i&amp;ccedil;eri doğru enerji akışı (dalga) kumsalın başlangı&amp;ccedil;taki tekd&amp;uuml;ze g&amp;ouml;r&amp;uuml;n&amp;uuml;m&amp;uuml;n&amp;uuml; basit şekillere sokabilir. Termodinamik anlamda burada eskiye g&amp;ouml;re bir d&amp;uuml;zen oluşturabilir. Fakat şunu belirtmek gerekir ki, aynı dalgalar deniz kıyısında kumdan bir kale yapamazlar. Eğer kumdan yapılmış bir kale g&amp;ouml;r&amp;uuml;rsek, bunu birinin yaptığından eminizdir. &amp;Ccedil;&amp;uuml;nk&amp;uuml; kale &amp;quot;organize&amp;quot; bir sistemdir. Yani belli bir tasarıma ve bilgi i&amp;ccedil;eriğine (enformasyona) sahiptir. Bilin&amp;ccedil;li bir kimse tarafından planlı bir bi&amp;ccedil;imde, her par&amp;ccedil;ası d&amp;uuml;ş&amp;uuml;n&amp;uuml;lerek yapılmıştır.  Kale ile kum tepeleri arasındaki fark, birincisinin organize bir kompleksliğe, ikincisinin ise sadece basit tekrarlardan oluşan bir d&amp;uuml;zene sahip olmasıdır. &amp;quot;  Kale nedir? Kale bizim beyin g&amp;uuml;c&amp;uuml;m&amp;uuml;z&amp;uuml;n oluşturduğu bir nesnedir. Beynimizi kullanıp ellerimizle bir yapı inşa ediyoruz ve ona kale diyoruz. Kum taneciklerinin gelgitlerle oluşan yapılarını yani bir doğa olayını ise kendi tasarımımızla kıyaslamaya veyahut &amp;ouml;rnek olarak g&amp;ouml;stermeye &amp;ccedil;alışıyoruz ki bu son derece yanlış bir mantık, yanlış bir &amp;ouml;rneklemedir. İmgesel bir nesne yaratıp bunu doğanın da yapmasını beklemek aptalca. Bilmen gereken şu ki; doğanın işleyişi de tıpkı bu verdiğin &amp;ouml;rnekte ki gibidir. Rastgele bir deneme milyarlarca defa tekrarlandığında giderek komplikeleşir. Biyoloji de ise bu; mutasyonlar, seleksiyon ve genetik s&amp;uuml;r&amp;uuml;klenme ile olur. Bahis ettiğin basit tekrarlar zamanla organize bir karmaşıklığa doğru gelişiyor. B&amp;ouml;ylelikle doğa kendi kendisinin tanrısı oluyor.   D&amp;uuml;nyaca &amp;uuml;nl&amp;uuml; fizik&amp;ccedil;i STEPHEN HAWKİNG bu konuda ne diyor bak; &amp;ldquo;Modern fizik evrenin oluşumunda Tanrı&amp;#039;ya yer bırakmamıştır. Nasıl ki Evrim Teorisi biyolojideki yaratıcı ihtiyacını sona erdirdi, yeni fizik teorileri de evrenin oluşumu konusunda yaratıcının rol&amp;uuml;n&amp;uuml; gereksiz kılmıştır.&amp;rdquo; diyor. Şu linkte devamını bulabalirsin. &lt;a href=&quot;http://www.cnnturk.com/2010/dunya/09/03/hawking.evreni.tanri.yaratmadi/588673.0/index.html&quot; target=&quot;_blank&quot;&gt;http://www.cnnturk.com/2010/dunya/09/03/hawking.e...&lt;/a&gt;   &amp;ldquo;1960&amp;rsquo;lı yıllardan itibaren yapılan araştırmalar, evrendeki t&amp;uuml;m fiziksel dengelerin insan yaşamı i&amp;ccedil;in &amp;ccedil;ok hassas bir bi&amp;ccedil;imde ayarlandığını ortaya koymaktadır. Araştırmalar derinleştik&amp;ccedil;e, evrendeki fizik, kimya ve biyoloji kanunlarının, yer&amp;ccedil;ekimi, elektromanyetizma yapılarının t&amp;uuml;m&amp;uuml;n&amp;uuml;n, insanın yaşamı i&amp;ccedil;in tam olmaları gereken şekilde d&amp;uuml;zenlendikleri birer, birer bulunmuştur. Batılı bilim adamları bug&amp;uuml;n bu olağan &amp;uuml;st&amp;uuml; tasarıma &amp;ldquo;insani ilke&amp;rdquo; (Anthropic Principle) adını vermektedirler. Yani evrendeki her ayrıntı, insan yaşamını g&amp;ouml;zeten bir ama&amp;ccedil;la tasarlanmıştır.&amp;rdquo;  Yanlış. İnsan yaşamı i&amp;ccedil;in değil t&amp;uuml;m canlılar i&amp;ccedil;in deneme yanılma y&amp;ouml;ntemi ile oluşmuş d&amp;uuml;zen. Bunun bir tasarım olduğunu kabul edersek bile maalesef bu tasarımın genel tanrı tanımlamasına ait olduğunu kanıtlayacak hi&amp;ccedil;bir kanıt yok elimizde. Bu tanrı doğanın kendisi de olabilir, spagetti canavarıda olabilir, x tanrısı da olabilir, yani tanımlayamadığım her şey olabilir.  Hele, hele bu tasarımın sahibinin Tevrat&amp;rsquo;ın, İncil&amp;rsquo;in ve Kuran&amp;rsquo;ın tanrıları olmadığını y&amp;uuml;zlerce kanıtla ortaya koyuyoruz zaten bug&amp;uuml;n.  Sanırım aşağıdaki sıralı maddeleri eklemenin tam zamanı.  </description>
<pubDate>Fri, 3 Sep 2010 23:56:08 +0000</pubDate>
<guid>http://zaferrkilic.blogspot.com/2010/07/urfada-oxford-vard-da-biz-mi-okumadk.html#IDComment96846158</guid>
</item><item>
<title>Zafer Kılı&ccedil; : Bir şey varsa vardır yoksa yoktur vardı da biz mi yok dedik!!</title>
<link>http://zaferrkilic.blogspot.com/2010/07/urfada-oxford-vard-da-biz-mi-okumadk.html#IDComment96845987</link>
<description>&amp;quot;Kendilerine bilim adamı diyen birtakım insanlar, Allahsız bir evrimi ispatlama &amp;ccedil;abasına girmişler. Tabi bilimsel olarak a&amp;ccedil;ıklayamadıkları noktalarda tıkanmışlar. İşte bu noktalarda &amp;ldquo;Allahın dilemesiyle&amp;rdquo; demek yerine &amp;ldquo;kaos teorisi&amp;rdquo; diye bir teori ortaya atmışlar. Kaos teorisi, kabaca, d&amp;uuml;zen i&amp;ccedil;indeki d&amp;uuml;zensizlik. Ama bu d&amp;uuml;zensizlikte kendi i&amp;ccedil;inde bir d&amp;uuml;zene sahip. Ama ben, bunda dahi Allah&amp;rsquo;ı g&amp;ouml;rebiliyorum. Her şey olması gerektiği gibi. Bir olaya etki eden binlerce etmen, hangi etmenin ne zaman nasıl etki edeceği belli değil, ama her etmen kendi i&amp;ccedil;inde bir d&amp;uuml;zene, kurala, s&amp;uuml;nnetullaha sahip.&amp;quot;  Dostum Allahsız bir evrim ispatlamak i&amp;ccedil;in &amp;ouml;nce Allah&amp;#039;ı ispatlamak gerekmez mi? Sen &amp;ouml;nce Allah&amp;#039;ı bilimsel yollarla a&amp;ccedil;ıkla ondan sonra kalk bilim adamlarına &amp;ccedil;at, onları &amp;quot;Allah&amp;#039;ı, sizin y&amp;ouml;ntemlerinizle size kanıtladığım halde hala ne diye gidip Allah&amp;#039;sız bir evrimin peşine takılıosunuz&amp;quot; o zaman su&amp;ccedil;la. Kafandan uydurduğun bir şeyle kalkıp bilim adamlarının yanına gider ve onlara &amp;quot;benim bir hikayem var ama siz bu hikayeme inanmıyorsunuz&amp;quot; dersen o damlar sana g&amp;uuml;lerler. Bu durumda gitmen gereken yer bilim kuruluşları değil kitap matbaalarıdır. Bitek onlar seni ciddiye alıp, hikayeni basarlar.   Evvela şunu &amp;ouml;ğrenmen, bilmen lazım. Bilim fizik&amp;ouml;tesi ile ilgilenmez. Bu bilimin işi değil dinlerin, felsefelerin işi. Herkes kendi alanını bilecek, ve dağdan farenin doğurttulması istenmeyecek. İşte bu y&amp;uuml;zden kaos teorisi tanrı ve diğer tanımsız, belirsiz cisimlerle ilgilenmediği i&amp;ccedil;in tanrı&amp;#039;yı &amp;ccedil;&amp;uuml;r&amp;uuml;tmek gibi bir derdi de yok. Bilim işini yapmaya &amp;ccedil;alışıyor, bilim evrenin işleyişini mantıklı, deneylenebilir, g&amp;ouml;zlemlenebilir, kanıtlanabilir, pozitivist yollarla a&amp;ccedil;ıklamaya &amp;ccedil;alışıyor. İşte kaos teorisi bunlardan biri ve sade bir d&amp;uuml;zenin değil, karmaşık bir d&amp;uuml;zenin olduğunu bu karmaşıklığın basitten gelişmişliğe doğru ilerlediğini ortaya koyuyor ve a&amp;ccedil;ıdan evrim teorisini de destekliyor. Bırak bilim bunu a&amp;ccedil;ıklasın sen o d&amp;uuml;zenin tanrı diye tanımladığın biri tarafından var edildiğine inan başkası bunun doğa yasaları tarafından oluştuğuna inansın. kanıtlayamayacağın şeylerle ne diye gidip adamların işine burnunu sokup onları hi&amp;ccedil; bir şekilde kanıtlayamadığın bir g&amp;uuml;ce inandırmaya &amp;ccedil;alışıp teorileri onun &amp;uuml;zerine şekillendirmesini istiyorsun ki. bırak sana ne, sen işine bak g&amp;uuml;zel kardeşim.. Belli ki her insan gibi seninde i&amp;ccedil;inde ş&amp;uuml;phelerin var inan&amp;ccedil;larına karşı ve bu y&amp;uuml;zden kendini sağlama almaya inan&amp;ccedil;larını bilimle desteklemeye &amp;ccedil;alışıyorsun. İşler istediğin gibi olmayınca da adamlara &amp;ccedil;atıosun ve ne yazık ki &amp;ouml;nemli bir şeyi atlıosun, inan&amp;ccedil;la bilimin farkını.  </description>
<pubDate>Fri, 3 Sep 2010 23:55:29 +0000</pubDate>
<guid>http://zaferrkilic.blogspot.com/2010/07/urfada-oxford-vard-da-biz-mi-okumadk.html#IDComment96845987</guid>
</item><item>
<title>Zafer Kılı&ccedil; : Bir şey varsa vardır yoksa yoktur vardı da biz mi yok dedik!!</title>
<link>http://zaferrkilic.blogspot.com/2010/07/urfada-oxford-vard-da-biz-mi-okumadk.html#IDComment96845876</link>
<description>&amp;quot;İslam evrimi reddetmez. Ş&amp;ouml;yle ki, Allah Adem ve Havva&amp;rsquo;yı cennette yarattıktan sonra d&amp;uuml;nyaya g&amp;ouml;ndermiştir. Ama bu d&amp;uuml;nyaya gelişin nasıl olduğu hakkında bir bilgi mevcut değildir. Direk 30&amp;rsquo;lu yaşlarda birer insan olarak mı g&amp;ouml;kten inmiştir, yoksa o sıralar hen&amp;uuml;z evrimini tamamlamış insanımsı yaratıkların &amp;ccedil;ocuğu olarak mı d&amp;uuml;nyaya gelmiştir. Bu konuda bir bilgi yoktur. 14,5 milyar yıl &amp;ouml;nce meydana gelen big bang&amp;rsquo;tan sonra enerji maddeye, madde enerjiye, d&amp;ouml;n&amp;uuml;şm&amp;uuml;ş, nihayetinde her varlığın hammaddesi aynı olan atomlar meydana gelmiş. D&amp;uuml;nya var edilmiş. Kur&amp;rsquo;an d&amp;uuml;nyanın 6 aşamada (g&amp;uuml;nde değil) meydana geldiğini (evrim ge&amp;ccedil;irdiğini) yazar. Dolayısıyla bir s&amp;uuml;nnetullah&amp;rsquo;tan bahsedeceksek, evrim mantıklı bir se&amp;ccedil;enek gibi g&amp;ouml;z&amp;uuml;k&amp;uuml;yor. Ancak bu akait meselesi değildir, isteyen istediğine inanır.&amp;quot;   Kuran&amp;#039;da evrimin kanıtlarını ortaya koyduğum, evrimci islam alimlerinin teorileri ile desteklediğim eski bir makalemi aşağıda ki linkte bulabilirsin. Ancak unutulmaması gereken nokta şudur ki; Evrim zaten var olan birşeydi ve onu biz insanlar gelişen beynimiz sayesinde keşfettik. Kuran&amp;#039;dan binlerce yıl &amp;ouml;nce evrimden s&amp;ouml;z eden insanlar vardı ve bu kuran&amp;#039;ada linkte verdiğim ayetlerle ge&amp;ccedil;ti.   &lt;a href=&quot;http://zaferrkilic.blogspot.com/2010/07/20-soruda..&quot; target=&quot;_blank&quot;&gt;http://zaferrkilic.blogspot.com/2010/07/20-soruda...&lt;/a&gt;.   Bunun dışında bu paragrafta bingbang teorisi ile ilgili s&amp;ouml;ylediğin şeylere daha &amp;ouml;nceki yorumlarımda da belirttiğim &amp;uuml;zere bu teoriyi yetersiz bulduğum i&amp;ccedil;in katılamayacağım. %10&amp;#039;luk bir ihtimal &amp;uuml;zerine tanrının varlığını kanıtlamaya &amp;ccedil;alışmak &amp;ccedil;ok ezik&amp;ccedil;e, &amp;ccedil;ok &amp;ccedil;aresizce bir davranış. Oysa bu teorinin kendisi bile Tanrı&amp;#039;yı arayıp ama bulamadıklarının bir kanıtı, &amp;quot;higss&amp;quot; yani tanrı par&amp;ccedil;acığı ile gayet net ortada. Ara, ara birt&amp;uuml;rl&amp;uuml; bulamıyorlar gariplerim tanrının par&amp;ccedil;acığını. &amp;Uuml;stelik bu arayışlarını neredeyse kendi kendilerine yok edecekler. Maddedin zıttını bulamıyorlar. S&amp;ouml;z konusu patlamadan sonra a&amp;ccedil;ığa &amp;ccedil;ıkan maddesel enerjinin yarısının madedin zıttı olduğunu d&amp;uuml;ş&amp;uuml;n&amp;uuml;yorlar ama gel g&amp;ouml;r ki sadece d&amp;uuml;ş&amp;uuml;n&amp;uuml;yorlar, bulamıyorlar. İşin garip tarafı ilerde bulsalar bile bunun evreni, ibrahimi kitaplarda bahis edilen tanrı olduğunu da kanıtlayamacaklar. Bir bakacağız tanrı doğanın kendisiymiş. Haydaa inan&amp;ccedil;lılar bingbangi &amp;ccedil;&amp;ouml;pe atıp bu sefer metafizik&amp;ccedil;i bilimcilerin başka bir teori geliştirmelerini isteyecekler, d&amp;ouml;n babam en başa :) Oysa biz diyeceğiz ki kendilerine, tanrının doğanın kendisi olduğunu zaten y&amp;uuml;zyıldır evrim teorisi ile s&amp;ouml;yl&amp;uuml;yoruz size.. Tabi o d&amp;ouml;nemde hala kadının erkeğin kaburgasından yaratıldığına inanıp, erkek egemen sisteme inananlar olacaksa..  </description>
<pubDate>Fri, 3 Sep 2010 23:55:01 +0000</pubDate>
<guid>http://zaferrkilic.blogspot.com/2010/07/urfada-oxford-vard-da-biz-mi-okumadk.html#IDComment96845876</guid>
</item><item>
<title>Zafer Kılı&ccedil; : Cinselliğin K&ouml;keni ve Evrimsel S&uuml;reci</title>
<link>http://zaferrkilic.blogspot.com/2010/08/cinselligin-kokeni-ve-evrimsel-sureci.html#IDComment96388155</link>
<description>Tşk. &amp;ccedil;ok şey başaracağız beraber, &amp;uuml;mit ediyorum.. </description>
<pubDate>Wed, 1 Sep 2010 14:19:06 +0000</pubDate>
<guid>http://zaferrkilic.blogspot.com/2010/08/cinselligin-kokeni-ve-evrimsel-sureci.html#IDComment96388155</guid>
</item><item>
<title>Zafer Kılı&ccedil; : Bir şey varsa vardır yoksa yoktur vardı da biz mi yok dedik!!</title>
<link>http://zaferrkilic.blogspot.com/2010/07/urfada-oxford-vard-da-biz-mi-okumadk.html#IDComment96386467</link>
<description>:) </description>
<pubDate>Wed, 1 Sep 2010 14:12:41 +0000</pubDate>
<guid>http://zaferrkilic.blogspot.com/2010/07/urfada-oxford-vard-da-biz-mi-okumadk.html#IDComment96386467</guid>
</item><item>
<title>Zafer Kılı&ccedil; : Bir şey varsa vardır yoksa yoktur vardı da biz mi yok dedik!!</title>
<link>http://zaferrkilic.blogspot.com/2010/07/urfada-oxford-vard-da-biz-mi-okumadk.html#IDComment96075511</link>
<description>Bakışımda yamukluk yok. Ayette tanrının &amp;ouml;zg&amp;uuml;r iradesinden s&amp;ouml;z ediliyor. &amp;quot;biz seni onların &amp;uuml;zerine bek&amp;ccedil;i yapmadık&amp;quot; s&amp;ouml;z&amp;uuml; &amp;quot;sen onların kararlarından, g&amp;uuml;nahlarından vs, vs.. sorumlu değilsin&amp;quot; demektir. Buradan da şeytanın &amp;ouml;zg&amp;uuml;r irade sahibi olduğu sonucu &amp;ccedil;ıkarabiliriz ama bu &amp;ccedil;ok dolaylı bir yol olur. Bu kararlardan sorumlu olsa da olmasa da şeytanda ki &amp;ouml;zg&amp;uuml;r irade yok olmaz. Ayette direk olarak tanrı&amp;#039;nın &amp;ouml;zg&amp;uuml;r iradesinden s&amp;ouml;z edilmekte. Sen zaten beni doğruladığını &amp;ouml;nceki yorumunda ayeti yorumlarken ortaya koymuşsun.   &amp;quot;Peygamber kendisine inanmayan insanlar i&amp;ccedil;in &amp;uuml;z&amp;uuml;nt&amp;uuml; duyduğunda Allah O&amp;#039;na &amp;quot;sen onların başında bek&amp;ccedil;i değilsin neden &amp;uuml;z&amp;uuml;l&amp;uuml;yorsun, eğer ben isteseydim onların hepsi iman ederdi, ama ben &amp;ouml;yle istemiyorum. Herkes kendi h&amp;uuml;r iradesiyle ister inanır ister inanmaz.&amp;quot;  bu yorumunda ki &amp;quot;eğer ben isteseydim onların hepsi iman ederdi, ama ben &amp;ouml;yle istemiyorum.&amp;quot; c&amp;uuml;mlesinden bahis ediyorum.. </description>
<pubDate>Tue, 31 Aug 2010 01:48:00 +0000</pubDate>
<guid>http://zaferrkilic.blogspot.com/2010/07/urfada-oxford-vard-da-biz-mi-okumadk.html#IDComment96075511</guid>
</item><item>
<title>Zafer Kılı&ccedil; : Bir şey varsa vardır yoksa yoktur vardı da biz mi yok dedik!!</title>
<link>http://zaferrkilic.blogspot.com/2010/07/urfada-oxford-vard-da-biz-mi-okumadk.html#IDComment96074535</link>
<description>ka&amp;ccedil; karakter sınırlaması olduğunu bilmiyorum. sorun değil istediğin yerlerden ayır mesajı kafa karışıklığı olmaz.. </description>
<pubDate>Tue, 31 Aug 2010 01:37:19 +0000</pubDate>
<guid>http://zaferrkilic.blogspot.com/2010/07/urfada-oxford-vard-da-biz-mi-okumadk.html#IDComment96074535</guid>
</item><item>
<title>Zafer Kılı&ccedil; : Bonoboist Manifesto</title>
<link>http://zaferrkilic.blogspot.com/2010/07/bonoboist-manifesto.html#IDComment95531351</link>
<description>Dostum ben b&amp;uuml;y&amp;uuml;k patlama teorisini &amp;ccedil;ok yetersiz buluyorum ve bu y&amp;uuml;zden evrenin var oluşunu bu teori ile a&amp;ccedil;ıklama taraftarı değilim. Ancak organik canlılığın biyolojik &amp;ouml;l&amp;uuml;m&amp;uuml;nden sonra yeniden canlılığın bir par&amp;ccedil;ası olduğu teoriyi şuan i&amp;ccedil;in alternatifi olmadığından dolayı sağlam buluyorum. Katılıyorum yani.   İnsanı insan yapan doğadır. insanı doğadan ayrı bir par&amp;ccedil;a olarak g&amp;ouml;rmemek lazım. atomlar ve onlardan oluşan kararlı genlerdir insanı insan yapan. doğada her canlı farklı &amp;ouml;zellikler geliştirmiştir yaşamda kalmak ve neslini devam ettirmek i&amp;ccedil;in. kimileri kanat, kimileri radarsonic kulaklar, kimileri cinsiyet değiştirme &amp;ouml;zellikleri, kimileri tehlike anında kendini dondurma &amp;ouml;zelliği, kimileri hem &amp;uuml;reme hemde kopyalanma &amp;ouml;zelliği birden, kimileri de zeka. hepimiz doğanın bir par&amp;ccedil;asıyız ve hepimizi birbirinden &amp;uuml;st&amp;uuml;n kılan &amp;ouml;zellikler geliştirmişiz. hi&amp;ccedil;bir canlı hi&amp;ccedil;bir canlıdan &amp;uuml;st&amp;uuml;n değildir. ilkel dediğimiz tek h&amp;uuml;creli canlıların bile ne &amp;ouml;zellikleri var. Bu konuda s&amp;ouml;yleyeceklerim bunlar, sorunun geri kalan kısmını farklı bilimsel teoriler yarım y&amp;uuml;zyıldan bu yana araştırıyorlar zaten. bu benim alanım değil ve bunlara fazla kafa yormak istemiyorum. ben nasıl daha g&amp;uuml;zel yaşarız bunun peşindeyim dostum. teorimi de bu y&amp;uuml;zden geliştirdim.. Ayrıca &amp;ouml;nceden sorduğun sorular ile ilgili bir makale hazırladım. sana detaylı cevap verememiştim. sorularına ilgili b&amp;ouml;l&amp;uuml;m&amp;uuml; aşağıya aktarıyorum yinede tamamını okumak istersen şu aşağıda ki linki kullanabilirsin..   &lt;a href=&quot;http://zaferrkilic.blogspot.com/2010/08/bonoboizm..&quot; target=&quot;_blank&quot;&gt;http://zaferrkilic.blogspot.com/2010/08/bonoboizm...&lt;/a&gt;.   Bonoboizm bir tersine evrim iddiası mıdır?   Hayır. Bonoboizm, bonobo maymunlarının cinsel hayatları ile ilgili değildir, sevgi toplumu olmalarının altında yatan nedenleri ortaya &amp;ccedil;ıkararak bunları insan hayatına uyarlamaya &amp;ccedil;alışır. Bonobolar biseks&amp;uuml;el hayvanlardır, anaerkillerdir ve kavga etmeden sorunlarını sevgi ile &amp;ccedil;&amp;ouml;zerler. Bu sevginin altında yatan etken ise cinselliktir. Cinsel &amp;ccedil;ekimdir. Bu y&amp;uuml;zden bonoboizm, sevginin k&amp;ouml;keninin cinsellik olduğunu ve cinselliği, diğer bir değişle sevginin, her t&amp;uuml;rl&amp;uuml; sorunu, anlaşmazlığı &amp;ccedil;&amp;ouml;zmede en b&amp;uuml;y&amp;uuml;k ara&amp;ccedil; ve en dolaysız iletişim, anlaşım yolu olduğunu ortaya koyar. Bu iddialarımızla ilgili bir&amp;ccedil;ok kanıtı bonoboist makalelerde bulmak m&amp;uuml;mk&amp;uuml;md&amp;uuml;r. Bundan dolayı bonoboizm; insanlıktan maymunluğa doğru bir gerileme değil, bilakis insanla hayvan arasında sıkışıp kalmış, i&amp;ccedil;g&amp;uuml;d&amp;uuml;leri ile hareket eden biz insanları bilincimiz sayesinde &amp;uuml;st insan/ger&amp;ccedil;ek insan stat&amp;uuml;s&amp;uuml;ne taşımayı ama&amp;ccedil;lar. Zaten tersine evrim diye bir şey yoktur ve evrim hep ileriye, gelişmişliğe doğru ilerler. Sorunlarını kavga ederek, şiddet eylemlerinde bulunarak &amp;ccedil;&amp;ouml;zen bir insanlıktan, sorunlarını sevgi, cinsellik gibi uzlaşmacı yollarla &amp;ccedil;&amp;ouml;zen gelişmiş bir insanlığa ge&amp;ccedil;mek gerilemek değil ilerlemektir. </description>
<pubDate>Fri, 27 Aug 2010 14:21:34 +0000</pubDate>
<guid>http://zaferrkilic.blogspot.com/2010/07/bonoboist-manifesto.html#IDComment95531351</guid>
</item>	</channel>
</rss>